Video Detayları
Description
Evet, o zamanlar 20'li yaşlarımdaydım. Shibuya'da amaçsızca dolaşıp duruyordum; elimde değildi işte; taşradan gelen genç bir kızdım sadece. Memleketimde bir iki trajedi yaşamıştım ama bu büyük şehre gelince sadece sokak ortasında kalmış bir kedi gibiydim artık ne yapacağımı bilemez haldeydim... Köy manzarasını ve o adamın son anındaki yüzünü unutamıyorum; göz kapaklarıma kazınmış gibiydi ama her şeyi geride bıraktım Nostalji bayağı bir şey; nereye gideceğimi bilemeden aklımı kaçırmıştım işte tam o sırada o çıktı karşıma; beni davet etti ve henüz bilmediğim bir dünyaya götürdü "Bırak deneyeyim, sana ödeme yapacağım" dedi diye hatırlıyorum... Her şeyimi kaybettikten sonra bu şehirle tanıştım; korkup korkmadığımı düşünmek yerine belki de deliydim; gözlerinin derinliklerinde gizemli bir güven ve ikna edicilik vardı; her şeyimi buna teslim ettim... Beni götürdüğü ilk yer şehrin sıradan otellerinden biriydi; nedenini sormadan nazikçe sarıldı ve "Yorgun olmalısın" dedi; hayatımda ilk kez böyle bir şey oluyordu ve her şeyimin onun dünyasında yeniden boyandığı andı bu; ondan ödül olarak aldığım şey ise...